Omuz ağrıları

Omuz ağrısı sebepleri nelerdir?

Sıkışma (impingement) sendromu, bursitler, donuk omuz, fibromiyalji, osteoartrit (kireçlenme), travmatik ve atletik zedelenmeler, sinir yaralanmaları, enfeksiyonlar, tümörler, boyundan yayılan ağrılar, iltihabi romatizmal hastalıklar (romatoid artrit, ankilozan spondilit), kompleks rejional ağrı sendromu (Sudeck atrofisi), metabolik ve endokrin hastalıklar (gut, şeker hastalığı gibi), polimiyaljia romatika, torasik çıkış sendromları, miyopatiler, iç organ hastalıkları (kalp hastalıkları, akciğer tepe tümörleri, safra kesesi hastalıkları, aort anevrizması).

Sıkışma (impingement) sendromu nedir? Belirtileri nelerdir? Nasıl tedavi edilir?

Ayakta dik durma ve günlük aktiviteler kasların kemiğe yapışmasını sağlayan kirişler (tendonlar) üzerinde yıpratıcı etki yapar. Özellikle kolunu omuz seviyesinde ve onun üzerinde tutarak çalışmak zorunda olanlarda tendonlar omuz kemikleri arasında sıkıştıkları için daha kolay yıpranırlar. Omuz ağrısının en sık görülen nedenlerindendir. Hastalar çoğunlukla kırk yaşın üzerindedir. Genellikle hafif bir zorlanmayla omuz ağrısı başlar. Geceleri ağrı artarak uykuya mani olacak şiddetlere ulaşabilir. Aktif hareketler kısıtlı ve ağrılıdır. Ultrasonografi ve MR tanıya yardımcı olur. Ağrının şiddetli olduğu dönemlerde kısa süreli istirahat gereklidir. Ağrı kesici romatizma ilaçları verilir. Bunlardan yararlanmayan hastalara lokal enjeksiyon ve fizik tedavi uygulanır.

Bursit nedir? Nasıl tedavi edilir?

Omuz bölgesinde, hareketli parçalar arasındaki sürtünmeyi azaltmaya yardım eden, çok sayıda bursa (içi sıvı dolu kese) vardır. Bursit bursaların ağrılı iltihabi hastalığıdır. Bursaları tutabilen sistemik hastalıklar dışında, zorlanmalar ve tendinit sonucu gelişir. Omuzun ön yüzünden aşağıya yayılan ağrı ve hassasiyet bulunur. Kolu yandan yukarıya doğru kaldırmak ağrıdan dolayı zor, bazen imkansızdır. Tanı koymak için ultrasonografi ve MR’dan yararlanılabilirse de çoğu zaman sadece muayene yeterlidir. Tedavi için ağrı çok şiddetli ise kısa süreli istirahat verilir. Şişliği azaltmak için soğuk uygulama yapılır. Ağrı kesici ve iltihap dindirici romatizma ilaçları verilir. Bu yöntemlerle kontrol edilemeyen olgularda lokal enjeksiyon, ozon ve bazen fizik tedavi yapılır.

Donuk omuz nedir? Nasıl tedavi edilir?

Travma, kalp damar hastalığı, kronik akciğer hastalığı, tüberküloz, akciğer tümörleri, şeker hastalığı, boyun hastalıkları ve en önemlisi kolun uzun süreli hareketsizliği donuk omuza yol açabilir. Donuk omuz (adesiv kapsülit) kadınlarda daha yaygındır. 40 yaşından sonra ortaya çıkar. Omuz ağrısı ve sertliği ile sinsi olarak başlar. Giderek daha belirginleşen hareket kısıtlılığı olur. Hasta ağrı nedeniyle uyuyamaz. Eklem çevresinde dokunmakla hassasiyet vardır. Omuz hareketleri kısıtlıdır.

En iyi tedavi omuzun erken hareket ettirilmesidir. Bir kez yerleşince, hastalığın doğal seyrini geriye döndürmek oldukça zordur. Tedavisi ise aktif çaba ve sabır gerektirmektedir. Hastalar buna istekli ve gayretli olmalıdırlar. Tedavi fizik tedavi ve egzersizden ibarettir. Tedaviye dirençli olgularda lokal enjeksiyon ve germe yapılır.

Polimiyalji romatika nedir? Tanı ve tedavisi nasıl yapılır?

Polimiyaljia romatika yaşlılarda bir aydan uzun süren boyun, omuz kuşağı ve/veya kalça kuşağındaki ağrı ve tutuklukla seyreden bir hastalıktır. Hastalar 50 yaşın üzerindedir. Erkeklere göre kadınlarda iki kat fazladır. Gece ağrısı ve sabah tutukluğu yaygındır. Yorgunluk, hafif ateş, kilo kaybı, iştahsızlık olabilir. Diz ve el bileklerinde geçici şişlik ve ağrı olur. Polimiyaljia romatikanın kortizona cevabı dramatiktir.

Sudeck atrofisi nedir? Nasıl tedavi edilir?

Refleks sempatetik distrofi sendromu (RSDS), kompleks rejional ağrı sendromu adı da verilir. Sudeck atrofisi ağrı, progressif fonksiyon kaybı ve sakatlık ile karakterizedir.

Sudeck atrofisinde omuz, el ve ayak tutuluşu sıktır. Kolu tutunca omuz-el sendromu adını alır. Omuz-el sendromunda omuz ve elde değişiklikler olmasına karşın dirsek sağlam kalır. Hastaların çoğu 50 yaşın üzerindedir. Hasta bölgede ağrı ve şişlik, deri değişiklikleri, terleme bu sendromda görülen belirti ve bulgulardır. Tanıda radyografi, bilgisayarlı tomografi ve kemik sintigrafisinden yararlanılır. Tedaviye ne kadar erken başlanırsa alınan sonuç o derece iyi olur. Geç dönemde tedavi şansı oldukça düşüktür. Analjezik ilaçlarla ağrı azaltılarak kısır döngü kırılmaya çalışılır. Analjezik ilaçlarla birlikte fizik tedavi de verilmelidir. Egzersize zaman geçirmeden başlanılmalıdır. Dirençli olgularda boyundaki stellar gangliyona blokaj yapılır.

Omuz ağrılarından kurtulmak veya yakalanmamak için neler yapılmalıdır?

• Ağrınız yoksa günde en az bir kez olmak üzere ellerinizi başınıza, ensenize ve sırtınıza koyun.
• Omzunuz ağrıyorsa ağrıyan yana yatmayın.
• Otururken kollarınızı bir destek üzerine koyun.
• Kollarınızı sık sık omuz seviyesinden yukarıya kaldırmayın.
• Kollarınızla ağır yük taşımayın.
• Omuz ağrınız varsa egzersizleri doktorunuzun yönlendirmesine uygun olarak günde 2 kez 5’e defa tekrarlayın.

Omuz Döndürücü Manşet Sorunları

Omuz hareket genişliği çok olan bir eklemdir. Günlük hayatta yaptığımız hareketleri göz önüne getirdiğinizde omuz hareketinin ne kadar çok olduğunu ve ne kadar vazgeçilmez olduğunu fark edeceksiniz. Hareket açıklığı çok olduğu için omuzda denge çok önemlidir ve bu denge bozulmasın diye bir çok anatomik yapı görev yapmaktadır. Özellikle kemik uyumu sıkı sıkıya değildir ve bu sayede hareket açıklığı artar ama bu kez de stabilite diye adlandırdığımız dengede kalma durumundan taviz verilir. İşte bu hassas yapı bozulduğunda ortopedi devreye girer ve tedavide size yardımcı olur.

Kol hareketini sağlayan büyük kasların yanında harekete katkıda bulunan ve dengeyi sağlayan döndürücü kılıf denilen kısa kirişli kaslar da vardır. Bu kaslar sayesinde omuz ahenkli hareket eder.

Döndürücü kılıf kasları aşırı çalışmayla, darbelerle bazen yıpranabilir ve hatta yırtılabilir. Bu durumda omuzunuzu her oynattığınızda ve hatta istirahat halinde bile ağrı duyabilirsiniz. Kas yırtılmışsa omuzunuzu hareket ettirmede zorluk yaşayabilirsiniz.

Bu tip şikayetleriniz olduğunda ortopedi uzmanına giderek muayene olursanız, doktorunuz size omuzunuzda aşınma veya yırtık olduğunu söyleyecek, gerekli gördüğü takdirde röntgen filmi ve MR çektirecektir.

Omuzdaki döndürücü manşet sorunlarının çok büyük bir kısmı ameliyatsız ilaç, egzersiz ve fizik tedavi ile düzeltilebilmektedir. Burada önemli olan tecrübeli bir ortopediste gidip doğru tanıyı koydurup, doğru tedaviye başlayabilmektir.

Eğer sorun cerrahi ile tedavi edilecek kadar ileri ise yine ortopedik cerrah hangi cerrahi işlemin sizin için uygun olduğunu belirleyecektir. Omuz sorunlarının bugün artık neredeyse tamamı artroskopik cerrahi ile (kapalı cerrahi) tedavi edilebilmektedir. Omuz kılıfının iltihapları, döndürücü manşet aşınma ve yırtıkları başarılı bir şekilde artroskopik ile temizlenmekte ve tamir edilebilmektedir.

Omuz Rahatsızlıkları ve Tedavisi

Omuz vücudun en kompleks ve en hareketli eklem grubudur. Omuz eklemi vücudun en hareketli eklemlerinden birisidir fakat stabilitesi azdır. Bu hareketlilik sayesinde eller istenilen konuma kolayca getirilir. Sıklıkla yaralanmalara maruz kalır. Ayrıca, aşırı yüklenmeye bağlı problemler de sık görülür. Omuzun kompleks bir yapısı vardır. Omuz anatomisi içerisinde üç kemik (Köprücük, kol ve kürek kemiği), dört eklem ve 26 kas vardır. Yaralanmalarını ve hastalıklarını anlamak için bu anatominin iyi anlaşılması gerekir.

KEMİKLER

Köprücük kemiği (klavikula): ‘S’ şeklinde olan bu kemik, dış tarafta kürek kemiğinin akromion denilen çıkıntısı ile, iç tarafta göğüs kemiği ile eklem yapar. Çok sayıda kas bu kemiğe yapışır. Omuz ve el üzerine düşmelerde kırık ve çıkıkları sıklıla oluşur.

Kürek kemiği (skapula): Göğüs kafesinin arka tarafına yerleşmiş, üçgen biçiminde bir kemiktir. Omuz kemiğinin başının üst kısmında buluna döndürücü manşeti oluşturan kaslar bu kemiğe yapışır. Arka yüzünde spina, yan tarafında akromion ve ön tarafında korokoid denilen üç çıkıntısı vardır. Bu çıkıntılara önemli kaslar yapışır. Akromion, sıkışma sendromu denilen rahatsızlığın oluşmasında rol oynar. Skapulanın glenoid denilen yüzeyi ile kol kemiği eklem yapar. Kol hareketlerinin çok önemli kısmı bu eklemden yapılır.

Kol kemiği (humerus): Omuz ve dirsek arasındaki uzun kemiktir. Yukarda kürek, aşağıda ulna kemiği ile eklem yapar. Omuztarafındaki ucunda kemiğin başı ve anatomik ve cerrahi olarak isimlendirilen iki boyn vardır. Baş üzerinde birisi biyik, diğeri küçük olmak üzere, tuberositas denilen iki çıkıntı bulunur. Döndürücü manşet bu çıkıntılara yapışır.

EKLEMLER

Köprücük kemiği ve akromion arasındaki (akromioklavikular) eklem: Köprücük kemiğinin akromion ile yaptığı eklemdir; az da olsa hareketlidir. İki kemiğin arsasında, eklem uymunu sağlamak üzere, kıkırdak yapıda bir disk vardır. Eklemin stabilitesini onun kapsülü ve korakoid çıkıntı ve akromion arasındaki bağ sağlar.

Köprücük kemiği ile göğüs kemiği arasındaki (sternoklavikular) eklem: Köprücük kemiği ve sternum arasınadır. Göğüs kafesi ve omuz kopleksi arasındaki tek gerçk eklem budur. Stabilitesini etrafındaki çok sağlam bağlar sağlar. Bu ligamentler köprücük kemiğinin rotasyonunu da önler. Eklemin hemen arkasında büyük damarlar vardır. Çıkıklarında önemli sağlık sorunları ortaya çıkabilir.

Kol kemiği ile kürek kemiği arasındaki (glenohumeral) eklem: Baş ve yuva biçiminde, olukça hareketli bir eklemdir. Skapulanın glenoid denilen yüzü ile humerusun başı arasındadır. Başın yuvası çok sığdır. Eklemin stabilitesini bağlar ve etraf kasların tonusu sağlar. Kolun çok hareketli olması bu eklemin temel özelliğidir.

Kürek kemiği ve göğüs kafesi arasındaki (skapulotorasik) eklem: Kürek kemiği kaburgaların üzerine yerleşmiştir. Göğüs kafesi üzerinde kayarak hareket eder ve kolun hareketli olmasında rol oynar. Skapulanın yerinde kalması kasların gücü sayesinde olur.

Omuzdaki iki eklemi kapsül kapatır. Kapsül çevresinde bağlar, kemikleri birbirine bağlayarak sabitliği sağlar. Özellikle akromioklaviküler eklemde sabitlik tamamen bağlar tarafından sağlanır. Sabitlik için omuz kuşağı kaslarının tendonları ile pazu (biceps) adalesinin uzun başının tendonu çok önemli fonksiyona sahiptir.

Kürek kemiğinden kaynaklanan 4 kısa adalenin tendonları birleşerek omuz eklemini üst-ön-arkadan çevrelerler. Omuz fonksiyonlarından önemli kısmını gerçekleştiren bu tendon yapıya rotator manşon (rotator cuff) adı verilir. Rotator manşon kürek kemiğinin acromion adı verilen çıkıntısı ile omuz başı arasındaki 1-1.5 cm lik aralıkta uzanır. Rotator manşon üzerinde acromionla arasında bursa (subacromial bursa) denilen bir kesecik bulunur. Bu kesecik son derece yumuşak çeperlidir ve içinde ürettiği kayganlaştırıcı sıvı ile rotator manşonun direkt kemikle ilişkisini keser ve kaygan-yumuşak-güvenli bir yatak sağlar. Ayrıca kürek kemiği ile sırt arasındaki eklem skapulatorasik eklem adını alır ve omuz eklem kompleksi içinde mütalaa edilir.Tüm bu yapılar birlikte geniş omuz hareketlerini hep birlikte sağlarlar.

 

    ORTOPEDİ VE TRAVMATOLOJİ UZMANI PROF. DR. MAHİR MAHİROĞULLARI KİŞİSEL WEB SİTESİNE HOŞGELDİNİZ.

    Adres

    Memorial Sağlık Grubu
    Ataşehir Hastanesi
    Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği
    Küçükbakkalköy Mah.
    Ataşehir İstanbul

    Telefon

    444 7 888

    E-Posta

    info@mahirogullari.com